Uyku kardeşim
Ne zaman ilk defa kafayı taktım bilmiyorum. Herhalde bir yazı okumuştum, hayatımızın ne yarısını uyumakla geçirdiğimizi söyleyen. Sonra bir de Amerika'da insanların 10'da yatıp, 4'te kalkıp, sabah 8'de işe gidene kadar, tüm aile evde birlikte Pazar kahvaltısı yapıp - gazetelerini kitaplarını okuyup- ailecek sohbet edip sonra günlük hayata başladıklarını okuduğumda az uyumanın iyi bişi olduğuna karar verdim.
E ben sabah 4te uyanacak kişilerden değilim sadece. Bir kelebek olarak yarasagillere daha çok benziyorum bu açıdan :) Gece yatmaz sabah kalkmaz cinsinden. Okuldan, işten, eğlenceden eve geldiğimde mutlaka 2-3 saati kendimle geçirmek bu güne kadar edindiğim en güzel alışkanlıklardan biri... Benim günüm herkesten daha uzun böylece. Hayallere daha çok zaman var, okumaya, yazmaya, incik boncuk dizmeye, yazmaya...
Ama koma uykularım vardır. Günlerce uyumak istediğim olur işte o zaman. Hiç uyanmak istemem. Dünya ile tüm bağları kopartmanın en güzel yolu uyumak olur. Kapat gözünü ve tüm o içindeki acıları unut. Beynim bana güzel oyunlar oynar böyle zamanlar, en güzel rüyaları bana hediye eder. Mutsuzluğa güzel bir tepkidir ben de uyku. Uyurum, uyurum, uyanırım sonra bi gün. Bi bakarım ki kanatlarım hala parlak, hala renkli... Sonra, güneşe çıkarım, biraz müzik dinlerim, biraz şarkı söylerim... Sonra... Sonra yine dünya dönmeye devam eder, uyku ise ne kadar az o kadar iyi noktasına geri döner, ihtiyacın olduğunda aradığın sadık bir dost gibi...


0 Comments:
Yorum Gönder
<< Ana sayfa