Ateşe yanmak

Hep bir ışığa aşık olduğumu sandığım anda, etrafında pervane olmaya hazırken ben, o bana "Ben kötüyüm, senin düşündüğün gibi parlak değilim, bana çok yaklaşırsan seni yakarım." diyor. Sen çok iyisin, ben kötüyüm, ama arkadaş kalabiliriz.. Ben iyiliğin iyi bir şey olduğuna inanarak büyüdüm halbuki. Şimdi ise bunu sorguluyorum bazen...

Çelişkiler var bu konuda, ama kaynağı ben miyim? Bir an şöyle düşünüyorum: Kötü birisi kötülük yapar, madem ben pervane olmak istiyorum, izin vermesi lazım. Demek ki yalan söylüyor bana, beni istemiyor? Sonra bir an da şöyle: Belki de gerçekten doğru söylüyorlar. Herkesin içinde bir iyilik yok mudur? Sen iyi olduğunda karşındaki kişi de sana kötü davranamıyor belki de.

Bir kelebekle yaşamak kolay olmasa gerek. Ben seni üzerim, sen çok hassassın... diyorlar ya! İşte bu doğru. Ama kelebekler yalnız kalmayı da sevmiyorlar ki. Sevilmek, sevmek, beğenilmek, beğenmek, sarmak sarmalanmak istiyorlar... Yoksa hep ışıklara gitmek mi sorun? Ateşe değil de ateş böceğine gitmek çözüm olabilir mi? Yalan mı söylüyorlar yoksa bize? İyi olmak kötü bir şey mi oldu yoksa bu yeni dünya düzeninde? Güzelliklere, doğruya, dürüste özendiğimiz o zamanlar çok geride mi kaldı? Basitlikler, sorumluluk istemeyen ilişkiler, hafif kişilikler mi gözde artık? Kelebeklere aşk yok mu?

Powered by Blogger

   Ziyaretçilerim